Alemlerin Rabbi Hakkındaki Zannınız Nedir?

Basra’da bir bedeviye şöyle soruldu: Kendine, Cennet’e gireceğine dair bir şeyler söylüyor musun?

Şöyle dedi: Vallahi asla bundan şüphe etmedim.
Onun bahçelerine adım atacağım, havuzlarından içecegim, ağaçlarından gölgeleneceğim ve meyvelerinden yiyeceğim, (ağaçların) gölgesinde yayılacağım, onun sürahisinden içeceğim, odalarında ve saraylarında yaşayacağım.

Ona şöyle dendi: Bu, sunduğun bir haseneden mi yoksa bıraktığın bir salihadan mı?

Dedi ki: Yüce Allah’a iman etmem ve Allah’ın dışındaki tüm mabudları inkar etmemden daha yüce ve onurlu hangi hasene vardır?
Denildi ki: Günahlardan korkmuyor musun?
Şöyle dedi: Allah mağfireti günahlar için, rahmeti hatalar için, affı da suçlar için yarattı. O sevdiklerini Cehennem’in ateşinde azap etmekten daha kerimdir.

İnsanlar Basra mescidinde idiler ve şöyle diyorlardı:
Bedevinin Rabbine olan zannı güzel oldu. Onun sözlerini zikrettiklerinde ümitsizlik bulutları onlardan gidiyor ve ümit onlara hâkim oluyordu.

Ya Rabbi sana olan zannım güzeldir.
Ya İlahi sen hüsnü zannımı gerçekleştir.
Allaha güvenmek ne kadar güzeldir.

Yüce Allah şöyle buyurdu: “Alemlerin Rabbi hakkındaki zannınız nedir?” (Saffat:87)

İbn Mesud (ra) şöyle diyor: “Allah’a andolsun ki, Allah hakkında bir zanda bulunup da Allah’ın zannetiğini ona vermediği kimse yoktur… Çünkü fazlın hepsi Allah’ın elindedir.”