ÂLİMLERİN YERİ VE DEĞERİ

Âlimlerin mertebe ve değerleri, ilmin ve âlimlerin dinde inkar edilemeyecek bir yeri ve sınırlandırılamayacak kadar büyük fazileti vardır.

Nebevi hadis ve Kur’an ayetleri gibi şer’i deliller buna delâlet eder. Onlar Allah’ın (cc) en büyük tanıkları arasındadırlar. Bu da Allah’ın birlenmesiyle olur.

Allah teâla şöyle buyurmuştur: “Allah, şehadet etti ki; gerçekten ondan başka ilah yoktur. Melekler ve ilim sahibleri de adeleti ayakta tutarak buna şahitlik ettiler, O’ndan başka ilah yoktur. O Aziz’dir, Hakim’dir.” [Al-i Imran 18]

İmam Kurtubi rahimehullah şöyle dedi: “Bu ayet-i kerimede ilmin faziletine, ilim adamlarının şeref ve üstünlüğüne delil vardır. Çünkü şayet ilim adamlarından daha şerefli bir kimse bulunsaydı, yüce Allah ilim adamlarını birlikte söz konusu ettiği gibi; onları da elbette kendi ismiyle, meleklerinin ismiyle bir arada zikrederdi.”

Allah onların şanını yükseltti ve yarattıkları arasında onları haşyet ehlinden eyledi. Nitekim şöyle buyurdu: “Kulları içinden Allah’tan ancak âlimler korkar.” [Fatir 28]

Allah subhanehu teâla şeriatıyla âlimler ve cehalet ehlini bir tutmayı nehyetti.

Allah (cc) şöyle buyurdu: “De ki: Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu? Doğrusu ancak akıl selim sahipleri öğüt alır, düşünür.” [Zümer 9]

Ve Allah onların derecelerini yükseltti ve şöyle dedi: “Allah içinizden iman etmiş olanları ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin. Allah; yaptıklarınızdan haberdardır.” [Mücadele 11]

Bilakis onlara itaati gerekli kıldı. Yüce Allah şöyle buyurdu: “Ey iman edenler! Allah’a itaat edin. Peygamber’e ve sizden olan ‘ul-ul emr’e de itaat edin.” [Nisa 59]

Alimlerin “Ulu-l Emr” için şöylemiş oldukları: “Onlar alimlerdir.” Bazı müfessirler: “Ulu-l Emr: Emirler ve âlimler” diye yorumlamıştır.

Benimle birlikte şu hadis-i şerif üzerinde düşünün. Ebu Ümâme el-Bahili r.a’dan Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Âlimin âbide nisbetle değeri benim en aşağı mertebede olanınıza üstünlüğüm gibidir.” Buyurduktan sonra sözlerine şöyle devam etti: “Allah ve melekleri, gök halkı, yuvasındaki karıncadan denizdeki balıklara varıncaya kadar her nesne insanlara hayrı öğretene salât eylerler.” [Tirmizi]

Düşün ki melekler, yer ve sema ehli -karınca ve denizdeki balıklara varıncaya kadar- alimleri överler ve onlara hayırla dua ederler. Düzeni, fıtratı, ilim ve âlimlerin üstün görüldüğü bu kainattaki mahlukatları bozanlar olduğu sürece, âlimlere dil uzatanlar da olacak. Âlimlere yönelik bir karalama başladı, hor ve hakir görülmeye ve onlara dil uzatılmaya başlandı. Bu şekilde (tüm dengeler) alt üst olmaya, sapmalar ve kalbin ölümü göstergeleri başladı.

İbn Asakir’in buyurduğu gibi: “Onların kusurlarını araştırıp açıklayanlara karşı Allahu teâlanın adeti mâlumdur. Kim âlimlerin kusur ve ayıplarını diline dolarsa Allah teala, ölmeden önce kalbinin ölmesiyle onu cezalandırır.” Allah’tan af ve selamet diliyoruz.

Konuya, Allah’ın izniyle, gelecekteki paylaşımlarda devam edeceğiz.