BİRLEŞME İÇİN ÇABALADIK AMA

BİRLEŞME İÇİN ÇABALADIK AMA BAŞARISIZ OLDUK
Bir birleşmeye ulaşmak için çabaladık ve diğerleride çabaladı ancak şimdiye dek Allah bu çabalar karşılığında başarıyı nasip etmedi. Şimdiye kadar Allah’ın yardımı ve izni ile hali hazırda bir umut bulunduğunu herkese hatırlatmak için söylüyorum. Biz cephede bir operasyona destek olmadık. Biz saha için tek çözümün bir birleşme olduğuna inanmış durumdaydık ve hala böyleyiz. Fakat bu aşamaya geldiğimizde “ulaşılabilir olan ulaşılamayanla devrilmiş değildir” temelinde çalışmamıza izin verin. Birleşmede başarıyı elde edemediysek bu daha az olanın peşinde koşmayı küçümsediğimiz anlamına gelmez. “Tamamen gerçekleşmeyen şey tamamen terk edilmez.”. Devrimcilere, alimlere ve liderlere söylüyorum. Umutsuzluğa kapılmayın, çabalamaktan başka seçeneğimiz yok ve sonuçların Allah’ın elinde olması sebebiyle sorumlu tutulmayacağız.
Ve Mücahid gençler başarı elde etme ve benzeri başlıklar altında kan dökmekle dikkatsizliğe karşı uyanık olmak zorundadır. ‘Tegellub’ ile yani diğer gruplara galebe çalıp, üstünlük sağlamak, kan denizine denktir. Tarihte meydana gelmiş olması Şeriat’ın buna izin verdiği anlamına gelmez. Biz Usul ilminde tarihin şer’i kaynaklardan birisi olduğunu okumadık. Dinimizi mübarek Kitap’tan, Sünnet’ten, alimlerin icmasından ve kıyastan alıyoruz. Allah subhane ve teala ile karşılacağımız günde kan denizinde üretilen bir birleşmede ne gibi bir iyilik olur?
Taliban tanzimini, İbn-i Taşfin’i ve diğerlerini bizim hakikatimize uygulamak uygun değildir. İlk olarak bunlar patlak veren vakıalardır ve bu tür olaylar, kendisine dayanan herhangi bir benzetme olmaksızın bireysel vakıalar olarak ele alınmalıdır. İkincisi, bu olaylarda fesat onların düzeyine ulaşmıştır ki onlar silah taşıyan Mücahitler değil eşkiyalar olarak tanımlanabilirdi. Üçüncüsü, biz IŞİD tecrübesini ve ne kadar kan döküldüğünü gördük. Onlar kazançlarıyla birlikte bir kan denizinden başka hiçbir şeye varmadılar. Ve biz Ğuta’da şehitlerin kanlarının nasıl döküldüğünü gördük. Sonunda ise savaş grupların hiçbirisi için belirleyici olmadı.
Öyleyse ey Mücahit psikolojik işlevinin etkisi altında hiddetinin seni kardeşlerinden uzaklaştırması, kazancını haklı çıkarma ve bu meseleyi hafife alma konusunda dikaatli ol. Onları tüketilecek tükürükler ve salyangozlar olarak düşünme.
Daha doğrusu başarının kabul görmüş olması kan döküldüğü vakit seni canlandırıp sana yardım edecek. Öyleyse mübarek diline dikkat et. Üstelik bu mesele onlardan birisini gerginliğin hakim olduğu durum altında şu anda kardeşleri hakkında onlar mürtetlerdir ve onları öldürmek caizdir demeye kadar itti. Ey Allah’ım Mücahit kanı dökmekten ve herhangi bir açıklama ya da ifade ile kan dökmeye teşvik etmekten senin huzurunda beraatimi ilan ediyorum.

 

10.01.2017