DABIK MESELESİ ÜZERİNE

DABIK MESELESİ ÜZERİNE
Kardeşlerim sıradaki tivitler sahih hadislerde belirtilen yer #Dabık ‘ın kurtarılması ile ilgili önemli bir meseleye dairdir.
Sahih-i Müslim’de Ebu Hureyre r.a.’ın rivayet ettiği hadiste Peygamber s.a.v.: “Rumlar Dabık ve Amik’e inmedikçe kıyamet kopmaz.Onlara karşı Medine’den bir ordu çıkar. Bunlar o gün yeryüzünün en hayırlılarıdırlar.” Hadisin devamına göre bu ordunun üçte biri savaştan kaçacaklardır ve Allah, onların tevbelerini asla kabul etmeyecektir. Üçte biri öldürülecektir. Ve bunlar şehitlerin en faziletlileridir. Ve üçte biri de muzaffer olur ve bunlar ebediyyen fitneye düşmezler. Bugünkü konuşmam #Dabık üzerine değil Deaş’ın bu metodla adam toplaması üzerinedir. Maalesef bu tam tam olarak “Din’i kullanmaktır!”
Bugün insanlar iki kategoridedir; İslam’a hizmet edenler ve İslam’ı kullananlar. İslam’ı kullananlara gelince onlar, dikkat çeken sembollerle oynarlar. Böylece Müslüman gençleri cezbedip elde etmek isterler. Sonra da onları şüpheye dayalı yanlış çatışmalara sokarlar. Kendi şahsi çıkarlarını korumak için onları şiddetli çatışmalara götürürler. -IŞİD’in yaptığı gibi- Ne kadar Müslüman genç “DABIK” adı için toplandı. Ama Dabık savaşı geldiğinde geri çekildiler. Bu savaş Dabık savaşı değil diyerek savaşmadan geri çekildiler. Böylece üzerinde kanların aktığı uzun süreç bitmiş oldu. La havle vela kuvvete illa billah.
Bugün biz “Dabık artık bizde demek ki biz hak üzereyiz” demiyoruz. Çünkü biz, onların şer’i kavramları çıkarları için kullandıkları gibi kullanmıyoruz. “Hilafet, Şeriatın ikamesi, Dabık” vb kelimeleri kendilerini öne çıkarmak diğerlerini küçük düşürmek için kullanmıyoruz.
Not: Bazıları “Sen nasıl Dabık bizim oldu diyorsun?” diye soruyor. Dabık şu an kuzeydeki gruplardadır: Ahrar, Feylak, Zengi, Ahraruş Şarkıyye. Ben nasıl “Bizde değildir.” derim?
Biz ümmetin gençlerine ve tüm Müslümanlara alimlerin söylediği ve kabul ettiklerini söylüyoruz: İlim ehli karar vermiştir ki fiten ve melhame hadislerinin hiçbiri menhecin doğruluğuna veya yanlışlığına delil getirilemez . Ta ki gerçekleşip bitinceye kadar. Meydana gelmekte olan bir olaya indirgemeye kimsenin de yetkisi yoktur.
Bir örnek verelim. Mesela “Dabık” dün IŞİD’in elindeydi. Ondan once Nusayri rejimin elindeydi. Şimdi ÖSO’nun elinde, yarın da başkasının elinde olabilir ve bu böyle gider. Her biri bu ismi kullansa insanlar Peygamber (s.a.v.)’in hadisinden sapar, İslam’ın yolunda tereddütlere düşerdi. Her kesim kendi menhecinin doğruluğuna bir alamet yapacaktı.
Ahir zaman hadisleri, melhameler ve fiten hadisleri zâhiri üzere okunur. Ama gerçekleşmeden önce de olaylara indirgenmez. Ta ki insanlar Allah’ın diniyle ve Peygamberin hadisleriyle oyuna getirilmesin. Hilafet, siyah sancaklar, Ğuta ve bunun gibi insanların kendi çıkarları için kullandıkları olay ve mekanlarda buna örnektir.
Allah’tan selâmet, afiyet, hidayet ve sebat diliyoruz.

Abdullah Muhaysini

19.10.2016