İÇİNDE OLDUĞUM KARIŞIK DURUMU GİDERMEK İÇİN NE YAPMALIYIM?

İÇİNDE OLDUĞUM KARIŞIK DURUMU GİDERMEK İÇİN NE YAPMALIYIM?

Ribat noktalarından birinde düşüncelere dalmış şaşkın bir mğcahidin yanına gittim. Silahı sol tarafındaydı ve ellerinin arasında Kur’an’ı vardı. Mevzisinde beklediği ölümle ilgileniyordu. Hüznün ve karışıklığın onu ele geçirdiği bir anda beni tuttu ve şöyle dedi; ” Ey Şeyh, ben Allah’ın dinine zafer vermek ve Şam Halkını müdafaa etmek için hicret ettim. Yüreğimi Allah’ın düşmanlarıyla karşı karşıya gelmekten daha çok sevgi dolduran bir şey yoktu. Fakat şüpheli meseleler benim için fazlalaştı, Telegram gruplarındaki cevapları(birbirlerine reddiyeleri) okudum ve şunu -(Öldürülseydim Allah ile bir şehid olarak buluşacaktım yoksa doğru yolda değil miyim)- diyerek cihadımda huzursuz olmaya başladım. Buradan başka bir Cihad beldesine gitmek hatta cezaevine dönmek bile cazip gelmeye başladı. (Manevi olarak) Yenik düşme korkum yüzünden Allah’tan şehadetimi hızlandırmasını istiyorum.

Onu tuttum ve dedim ki: “Kendini sakinleştir ey hicret ve Allah yolunda cihad eden kardeşim. Vallahi hem kendim hem de senin için bu toprağa ulaşmanın nimetinden daha büyük bir nimet bilmiyorum. Çünkü sen ile şehitlerin arasında kalbinizdeki mermiden başka hiçbir fark yoktur.. Kendini sakinleştir ve şüpheli meselelerin hiçbirisine aldırma çünkü; sen Peygamber s.a.v.’in tavsiye ettiği Şam’ın askerlerindensin ve Şam toprakları fitnenin perdesini delecek zira Şam toprakları, haricilerin fitnesine tanık oldu.

Aynı zamanda hatasından dönen birçok mücahid yanıma geldi, görüştük. Şu ana kadar Allah’ın dini üzere sabit olan ve onu dünyevi bir varlıkla takas etmeyen bir grup Mücahid vardır. Hatta aslında daha güçlü bir şekilde geri döndüler ve güçleri arttı.

Ey sevgili kardeşim, cihad kendi içerisinde kategorilere ayrılmıştır ve onun en büyüğü Allah’ın üzerine farz kıldığı ‘Savunma Cihadı’dır. Savunma Cihadı yalnızca bir grupla birlikte gerçekleşemez çünkü düşman on binlerce paralı askerle Allah’ın kullarını istilaya gelmiştir ve her yolu kullanıp ardından Allah’a tevekkül edinmen dışında onları geri gönderemeyeceksin. Kafi olan yol ancak budur!

Tarihi okuduğunda Allah düşmanlarının yürüttüğü Haçlı seferlerini göreceksin. Müslümanlar ihtilaflarını bir kenara koyup İslam’ın varlığını koruma temelinde toplanmadıkları sürece püskürtmeyi başaramadılar. Eş’ariler ile ihtilaf içerisinde olan Şeyh-ul İslam İbn Teymiyye’yi gördük. Ancak İslam’ın varlığı söz konusu olunca Eş’arilerle omuz omuza savaştı. Ümmetin tüm fırkalarını savaş için seferber etti.

Bu mübarek adımı görüyoruz. Tahriruş Şam Heyeti’nin kuruluşu bu boşluğu doldurmak için atılmış muazzam bir adımdır (ve Allahtan onu geri kalanlarla tamamlamasını istiyoruz). Müslümanlar liderlerin yaptıklarını övüp onlar için dua ediyorlar ve tutumlarını tarihe bir not olarak düşüyorlar.

Eğer ki senin hakkında sarsıldığın ve Tevhid’i kaybettiğin söyleniyorsa, ben Koalisyon’un buna inanmadığını ve siperlerin, makarların ve hendeklerinin her birinin ardında seni hep takip ettiklerine şahidim.

Ona dedim ki: “Gözlerini ferahlat, cihadına devam et ey hicret eden kardeşim. Allah’ın dinine zafer kazandırmaya gayret eden, bu yolda her şeyini feda eden liderlerini kendine vekil kılma (tevekkülün onlara olmasın), kaybetme. Seni cihada motive ettiklerini gördüğün, her çatışmada senin yanında olan cihadi şeyhleri de kendine vekil kılma.

Sufyan ibn Uyeyne bin Mubarek nasihat edip şöyle dedi:

”İhtilaf içerisindeki insanları görürsen mücahitlerden siper ehillerini izle. Çünkü Allah subhanehu ve teala şöyle buyurmuştur: ”Cihad edenleri elbette kendi yollarımıza eriştireceğiz.”

Bu sahanın Şeyhlerinden bu adımı (Tahriruş Şam Heyetinin kurulması) övmeyen ve ondan müjdeler çıkarmayan hiçbir şeyh görmedim. Öyleyse zırhını hazırla ve Allah’tan onun düşmanlarıyla karşılaşmak için yardım iste.

Ve şüpheli meselelerin sizi cihad yolundan zayıf hale düşürmesine bırakmaktan sakın. Eğer ki sen sırtını dönüp oturursan Allah seni bir başkasıyla değiştirip dinini korumaya devam edecektir.

Allah bizi ve sizi fitneden muhafaza etsin ve razı olacağı yolda şehid olmayı nasip etsin.